RUHUN SOKAK GÜRÜLTÜSÜ DÜŞ RİTMİNDE

THE DIN OF STREET SPIRIT SOUNDS IN THE RYTHME OF DREAMS

26 Mart 2009 Perşembe

playlist 2/rabbit in your head lights..


Her yöne giden bir hiçbirşey olmak, kaderin.

Sana deli diyorlar- ki hep dediler…
Sana sapık diyorlar- bırakın desinler…
Alış hep yalnızdın, yalnızsın…
Mechul dostlar sarı bir araba ile dostum yolun nereye dese de…

Bilincin kör kuyularınca boşluk, yenilen her darbede boy evren; hayat…
Bırakalım istediklerini desinler, düşünsünler; hepsi sadece dip sesi.
Yabansak, yabanız.
Gösterinin tepe lambaları kamaşsa da gözlerinde, sadece önüne bak, yoluna devam et.

Aynısını yaptılar Sade’a Artaud’a , S. Plath’a Donnie Darko’ya…
Boşlukta sancıyan koca 1 Ece sözüdür, gerektiğinde barikatta taş, hedefe inen bir güvercin Molotof.
Düşkünlüğün için utanma, sadece kalan ego parçacıkların için yerin.

Seninle bütünleşmek için bekleyen koca bir evren var Alex
Ve kollarını aç, gecenin göbeğinde patlayacak saatli 1 bomba olmak için.

Away…

11 yorum:

fantom dedi ki...

ucuyor alex, dev bi balina ile, sozcukler yok artik...

nadja dedi ki...

Küçücük, minicik bir adım atıyorum ve gözlerini kırpıyor... Yokluğumdan bahsediyor, kahvesini yudumlarken... O günden sonra, ne uzun uykular ne de uzun sohbetler yasal değil artık... Sanıldığının aksine, tüm aşkları Paris'te değil Paris yakınlarında küçük bir köyde erittim... Kucaklaşmak ahhh, ne nostaljik bir mit! Ama büyük haritalı adamlar, hala kırmızının yazgısını değiştirebileceklerini, sanmaktalar...

bay perşembe dedi ki...

kentin dibine ki, o dip evde tavanarası, öznede bilinçdışıdır; yolculuklar yapmışlardı.
ağmurun vurduğu eski apartmanların camlarına, untulmuş tren istasyonlarına, bit pazarlanırına.
o büyük duvar resmi kırmızı değirmenmiydi?
yazgı sanırı ağır bir sancı...
tüm büyük haritalarını yağmurlu bir günde yırttım, ki onlar 8 yaşından beri biriktirdiğin sinema biletleriydi...

ps: teşekkürler

nadja dedi ki...

Dikiş makinesinin örtük bilincini, kendi bilincime ekleyip yamaları kapattığım zaman, tüm aşkların beni terkedeceği batıl inancını taşımakla beraber ve evet kırmızı, hala direnç demekti bir ''şaman'' için...

ps:Rica ederim...

nadja dedi ki...

Merakımı mazur görün lütfen, bir karışıklık mevzu bahis değilmi? Zira size yaptığım yoruma, teşekkür etmek yerine ki etmeniz gerektiği için değil ettiğiniz için belirtiyorum, buraya teşekkür ettiniz... Kafam karıştı...

bay perşembe dedi ki...

o zaman sadece kahverengi bir şemsiyeye ve 1 dikiş makinesine ihtiyacınız var.
kırmızı Fourier'in rengiydi aslında.
şamansa insanalrın rüyalarına girebildiğigince şamndır, sadece.
ve ayda bir gezegendir, yalnız olsa da...

nadja dedi ki...

Neden kahverengi...?

bay perşembe dedi ki...

kahverengi şemsiyeye yakışan 1 renk.
soru soran birini görmek güzel bu ıssızlıkta.

nadja dedi ki...

Issızlık, şamanların kaderidir bay perşembe... Kahverengiden hiç hazetmem açıkçası, ama şemşiyelere yakışırmı diye de hiç düşünmedim.... Ve cevap veren, en azından samimi cevaplar veren birilerinin olması da bir o kadar güzel olsa gerek...

bay perşembe dedi ki...

sizin renginiz ne?

nadja dedi ki...

Hangi renk bana ait? Yada sizce hangi renge aittim ben, hangi rengi çağrıştıryorum ilk izlenimde... Sizden ricam aklınıza ilk geleni söylemeniz, düşünmeden...