RUHUN SOKAK GÜRÜLTÜSÜ DÜŞ RİTMİNDE

THE DIN OF STREET SPIRIT SOUNDS IN THE RYTHME OF DREAMS

14 Haziran 2009 Pazar

Wide



hadi bakalım şenlensin sokaklar, sıra senin Wide

12 Haziran 2009 Cuma

Morphosis / GRAFFİTİ- STREETART PAINTING EXHIBITION (boyama- sergi)

Morphosis / GRAFFİTİ- STREETART PAINTING EXHIBITION (boyama- sergi)
Street Art Istanbul oluşumu değişime Banker Han’dan başlıyor!

Galata bölgesinde bulunan, Banker Han, 12 Haziran Cuma günü graffiti ve post graffiti'nin örneklerine ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan ve farklı alanlarda çalışmalar üreten sanatçılar, 12 Haziran günü Banker Han’da bir araya gelerek 600m2'lik bir alanda işlerini sergileyecek. Mekanı ziyaret edenler, şimdiye kadar sokakta karşılaştıkları graffiti ve stencil örneklerini bir arada görebilecekleri gibi, sanatçılarla tanışma imkanı da bulacak. Günboyu sürecek olan açılış partisi, 18:00’da Açık Radyo, karga, araf records,deform muzik dj’lerinin performansı ile başlayıp, Gaia'nın poi gösterisi, A.P.O ve MC FUAT ERGİN’in konserleriyle sona erecek. Mekan, ay boyunca ziyaretçilere, müdahaleye ve değişime açık olacak. Banker Han İstanbul’da Osmanlı döneminde, devlete borç veren Galata bankerlerinin konuşlandığı sokakta yer alan Banker Han, bugün boş ve kullanılmayan bir mekandır. Street Art İstanbul, her katı 222 metrekare olmak üzere 6 katlık bir yapı olan Banker Han’ın üç katını Kooridoor Çağdaş Sanat tarafından desteklenen Morphosis etkinliği çerçevesinde, yaşayan bir mekana dönüştürecek.

Adres: Banker HanBanker sokak Galata – Istanbul
Tarih: 12 Haziran CumaAçılış Partisi :18:00
12 Haziran – 13 temmuz 2009sergi
hergün 18:30 a kadar görülebilir.
STREET ARTISTS
BAY PERŞEMBE + SEBEKE
BOMBA FONDA
BONAN
CİNS
dAS METALdeniz m örnek
EMR3
FLY PROPAGANDA
gogo
hikmet vandal
ini
Kedü
KIRDöK+1
kuyara
Lakormis
Madcat
Murat başol
Nenuka
osman
PET 05
RR
RAD
Wide
YENİ ANIT

GRAFFİTİ WRİTERS
S2K CREW
IAC CREW
COPIKSTAR
MATEMAN
CYPE

8 Haziran 2009 Pazartesi

Gerçeklik Terörüne Karşı...

http://borgesdefteri.blogspot.com/2009_06_01_archive.html#3696315601901689424

www.borgesdefteri.blogspot.com

7 Haziran 2009 Pazar

Hande Asi'den...


polis katilleri balosu

ne kadar da heyecanlıydın
sana galaksileri gösterebilmek için
miğdemi kestiğimiz günde

sakın! o kanlı makinaya hiç dokunma


şimdi kablolar
sen olmadan uyuyamayacaklardır
nerede süt içsem kara sevda senfoniktir
içimde hayvanlar ölür

sen çok uzaklarda
deniz üstünde
gülüşlerin gözlerini bağlarsın

eşek leşleriyle radyoaktif güneş

polis katileri balosu ve quasarlar varoldukça
sen dağ başlarında kibritler yakacaksın.


baran

Her şey sadece kendisi için ölü olabilir

evrende, şeylerin var olmaları tanımlı olmalarıyla mümkün, hatta özdeştir. başka bir deyişle,
kavramların insan için bir gerçeklik olması kendine ait tanımının varlığına bağlıdır.örneğin ağaç
denildiğinde aklımızda oluşan şeyin kökleri, dalları ve yaprakları vardır. basit bir mantıkla
olguyu tersten açıklarsak kökleri ve dalları olan şey ağaçtır.

her tanım aynı zamanda tanımladığı şeyin doğasını oluşturur. ''benzin yanıcı ve akışkandır'' önermesinde
yanıcı ve akışkan olma benzinin tanımlarındandır ve onun doğasının da birer parçasıdır.

önemli olan bir diğer konu ise, kavramların doğasına uygunluğudur. ağaç örneğinden açıklamak
istersek, doğasının bir parçasında kökleriyle toprağa bağlı olan ağaç koşamadığı için kendini
özgürlükten yoksun hissetmez. ağaç koşamadığı için özgür olmadığını öne sürdüğü an, özgürlük kavramı yabancılaşmış,
gerçeklikle bağını koparmıştır. bu değişim sonucu kavram kendi amacını yitirir ve anlamı dışında başka bir anlamı
karşılıyor görünür.(bu görüntü içeriksizdir.)

bu tür yanılsamalar bir çok kavramı yanlış yorumlamamıza yol açar. tüm bu söylediklerimi tam da bu tür kavramları
doğru olarak anlamamız ve doldurmamız için söylüyorum. örneğin tüm gerçekliği kendi gözleriyle gören, kendi aklıyla bilen birey
değer yargılarını bu yargıları üreten kurumlardan aldıkça bir yabancılaşmaya sürüklenmez mi? ben kendim için özken
ve sen sadece fenomenken bencillik nasıl bir kavramdır? ya da sen benim için sadece bir görüntüyken, ölmen nasıl yorumlanabilir?
japon balığın öldüğünde ağlarsın. peki ya tamamen görünmez, hissedilemez, varlığı algılanamaz olsa ağlar mıydın?
herşey sadece kendisi için ölü olabilir. tam da bu yüzden evreni görebilen her göz kendisi için bir evrendir.

en kafa karıştırıcı olanlardan bir de nasıl oluyorda insan inandığı bir değer adına ya da sevdiği biri için canından vazgeçebiliyor.
madem ki tüm değerler benin dışında katagorize ediliyor, o zaman nasıl olur da bir görüntü özden daha değerli olabiliyor.
bu olay söylediklerime bir antitez değil bir örnektir. açıklayayım; her insan kendini var etme eğilimindedir. bu, anlamlı olmayla
mümkündür. ( sonsuz elemanlı bir küme içerisinde sonsuz konbinasyon mümkündür ve biz o olasılıklardan biriyiz. anlam kavramını yaratır
ve kendi yaşamımızın anlamlı olması gerekliliği gibi bir yanı yanılgıya kapılırız.) kendimizi adadığımız şey için işlevsel olmak bizi
var eder. sevdğiniz o insan için ölümü göze alır ve sevginizi dolayısıyla kendinizi gerçekleştirirsiniz.

Baran

İlhan Berk Defteri 2

hani dolaşmışsınız ya dağlarda

evde yokmuşsunuz,

evin olmazlığının dert edildiği kare bir masada

giacometti ben ve siz

ve şu an her birimiz evsiziz

evde olmayışınızın boşluğu ile

dağlara gidişiniz arasındaki mesafe

kat ettiğiniz yol ve boyunca kuradurduğunuz dizeler usunuzda

giacometti’in ayakları, uzun,

ve gölgeler

ki sizin de yolunuza düştüler

ki düştüler

dolaştığınızca bir eviniz yok idi

ve evinizde olduğunuzca yoktu dağ

iki varın da yokun da bağlandığı: dize.

şiir bir konstrüksiyon

ve mimarlığınız -ın coğrafyasızlığı- burada başlıyor

soyut bir mimari

uçuşgan geometri

dağlarda derdiğinizi

eve vardırdığınızda

alfabetik bir yapının inşaası sözkonusu

dağlarda dolaştığınız sürece evde olmamaklık söz edilen değildi

evde olduğunuzda yazdığınız dağlarda dolaştığınız

yol boyu düşündüğünüz de değildi dolaşmak ve durmak

ki bir yandan dolaşılan

dağ denli evdi de

siz evde de dolaştınız ve evde yoktunuz

ki zaten mimarlığınıza metafizik bulaşacaktı da

“ev geçmişte kalmıştı/r”



şenol erdoğan

moda

2009

sonbahar sonu

Atonom 3


http://www.atonom.org/index.php?option=com_frontpage&Itemid=1

DDR Hayalbaz Action


DDR İZMİR'DE!

20 HAZİRAN SAAT 9.30 HAYALBAZ'DA DDR'NIN SAHNE ALMASININ YANISIRA SPONTAN OKUMALAR DA YAPILACAK. UNDERGROUND POETIX: 2. VE 3. KUP CILTLERİ ORADA OLACAK!

1 Haziran 2009 Pazartesi

The "Priest" they called him... (W. S. Burroughs)

Şaman ve Cobain
http://subculturia.blogspot.com/2009/05/burroughs-cobain-priest-they-called-him.html