RUHUN SOKAK GÜRÜLTÜSÜ DÜŞ RİTMİNDE

THE DIN OF STREET SPIRIT SOUNDS IN THE RYTHME OF DREAMS

8 Mayıs 2007 Salı

Leziz Ceset

1)tel kafeslerden sızan kan
- sende olmayan kalp
- mavi kapının arkasındaki su
- nehrin öteki yanı kaybedilmiş topraklarsa
- rehavetin verdiği güçle sandalyeyi gözlemliyorum
- tank paletlerine C4 döşemek mi beni özgürleştirecek?
- Vızıldayan inekler
- Saman şapkamı giyen eşekler
- Dönüşü düşünülmeyen patika yolda en uzağa gitme çabasıyla
- Kavramsal bir kulenin aradığı anlam yakalamaktı kendinden habersiz
- Eskinin çıkınına sıkışmış bir gelecekten yeniyi sıkarak

2) bu tam leziz ceset
- aklın dar muhitinden cennetin serin sahralarında
- çöpsüz bedenim yenik ruhlara gebe
- arayışın peşinden giden şuursuz hallerde
- tımarhaneden eğitimini almış
- kalan hiçlik
- elektriği kesik sinir uçları rehber olur karanlığına
- ılık rüzgarların beslediği ses telleri gözükür
- tüm umarsızlığıyla kayadaki aksi gelgitlerimin
- mezarlarınıza kusarak

3)onston, perşembe, tevriye
Perşembe: falçata ile kesilen dalgalar
Tevriye: kafesin rengindeki saatleri arar
Onston: döner bir bukle saçın etrafında el gibi
Perşembe: titrek, kekeme, sayıklıyarak
Tevriye: karanlığın izindeki sararmış bir acıyım
Onston: karalıyım kara karayım
Perşembe: çünkü çöldür yaşanan
Tevriye: sapkınlığın izdüşümü tüm ayıklığım

4) güvercin’e
tevriye: bir eskiz son-ucu dünya
Perşembe: tükürülmek içindir!
Tevriye: salyalarınız yalan bir gemi pusulası
Perşembe: kayıp ama yalan kırılabilir
Tevriye: ışığın ahtapot gölgesinde
Perşembe: sessiz ve tedirginiz ölümler vardı
Tevriye: son yemeğinde İsa’nın şarapçı
Perşembe: Yahuda peygamber
Tevriye: nihilist ıraklar savaşında
Perşembe: tedirginiz, sessiz
Tevriye: boşluğun ipsiz gerçekliğinde
Perşembe: Ay’a kan sıçrarken
Tevriye: tüm kafatasları yerin dibine açıyor tomurcuklarını
Perşembe: artık iyimserlik bir ihanet sözcüğü !

27.01.07 asmaaltı café alsancak adası 16.35

2 yorum:

tukkutukut dedi ki...

objelerin-sanı öttüğünde
sarılırsam çalar saatime
kurmamışımdır hücrelerimi
depreşirler kurulmamış
çöllerimde
zıplayarak objelerin
yediği leziz insanlarım
sopalarla tükürülmüş yollarda
şuursuz patlayan asıklar
suratsız bir yemek daha elde etmek için
yalnızlıkta objeleriyle beraberim
senle olduğumdan daha çok
bu cesetlerse hep ölmek için
kurulurken saatler de
ben yine sarıldım şuursuzca
objelerinsanına

tukkutukut dedi ki...

objelerin-sanı öttüğünde
sarılırsam çalar saatime
kurmamışımdır hücrelerimi
depreşirler kurulmamış
çöllerimde
zıplayarak objelerin
yediği leziz insanlarım
sopalarla tükürülmüş yollarda
şuursuz patlayan asıklar
suratsız bir yemek daha elde etmek için
yalnızlıkta objeleriyle beraberim
senle olduğumdan daha çok
bu cesetlerse hep ölmek için
kurulurken saatler de
ben yine sarıldım şuursuzca
objelerinsanına