RUHUN SOKAK GÜRÜLTÜSÜ DÜŞ RİTMİNDE

THE DIN OF STREET SPIRIT SOUNDS IN THE RYTHME OF DREAMS

31 Ocak 2011 Pazartesi

İsyanın Ruhu: Mısır Kadınları/Spirit of the Revolt: Women of Egypt







İsyanın Yeni Dilleri: Kahire/ New Languages of Revolt: Cairo

    "Revolution, people, revolution"



    "The people want the regime to fall"


    "Fuck you Hosny"

    "No to Mubarak, no to Nazif, no to Sorour"

"This is the end of injustice"

Tarih ve Zaman/Time and History

"Geri dönüşü olmayan zaman, hükmedenin zamanıdır; ve bu zamanın ilk ölçüsü hanedanlıklardır. Yazı onun silahıdır. Dil, yazıyla birlikte bilinçlerarası dolayım olarak tam bağımsız gerçekliğine ulaşır. Ama bu bağımsızlık, toplumu oluşturan dolayım olarak ayrı iktidarın genel bağımsızlığıyla özdeştir. Yazıyla birlikte, artık canlıların dolaysız ilişkisine taşınmayan ve bu ilişkiye aktarılmayan birbilinç ortaya çıkar: Kişiliksiz bir hafıza, toplumu yönetmenin hafızası. 'Yazılar devletin düşünceleri;arşivler ise hafızasıdır'(Novalis)"

Guy Debord/Gösteri Toplumu
(Bölüm5, Tarih ve Zaman, başlık 131)

Çeviri: A Ekmekçi&O. Taşkent

*

"...This irreversible time is the time of those who rule, and the dynasty is its first unit of measurement. Writing is the rulers’ weapon. In writing, language attains its complete independence as a mediation between consciousnesses. But this independence coincides with the independence of separate power, the mediation that shapes society. With writing there appears a consciousness that is no longer carried and transmitted directly among the living — an impersonal memory, the memory of the administration of society. “Writings are the thoughts of the state; archives are its memory” (Novalis). "

Guy Debord/The Society of the Spectacle
(Chapter 5: Time and History, 131)

Translated by Ken Knabb.

30 Ocak 2011 Pazar

S.E.T Kelebekleri 4/Papillons of S.E.T. 4


4st:
Long live the union of coincidence


SET “göçebe” araştırmalar bürosu/Kadıköy, merdivenler

S.E.T “nomad” bureau of research/Kadıköy, stairs


Ps:
dizayn by cins

bu bir kolektif şiirdir/this is a collective poem

bu bir kolektif şiirdir.


savaş kendinle

sıkı dövüş

acı çek ve yok et

aynı zamanda hem kazan hem kaybet

kendi varoluşunun kurbanı ol

ve tabii bir heykel ya da bir dizi destansı şiir biçiminde ölümsüz kal

tabii ki

öz yıkım

tüm aynaları kır

hayır, bırak kalsınlar, ki kendinin ne hale geldiğini görebilesin

ve merhametsiz ol.


(Bu mutlaka bir kolektif şiirdir. Tamamen kendiliğinden oluşmuş – katkıda bulunanların farkındalığına aldırmadan.)

[Katkıda bulunanlar Gogo Davanelou, Rafet Arslan, Zozan Gemilerördü ve Theoni Tambaki'ydi]

(çeviri: anıl karol)

*
this is a collective poem.

make war with yourself

fight hard

suffer and destroy

win and lose at the same time

be the victim of your own existence

and of course remain immortal in the form of a statue or a set of heroic poems

of course

self destruction

break all mirrors

no, let them be so that you can look at what has become of yourself

and be merciless.


(This is definitely a collective poem. Born out of sheer spontaneity - regardless of its contributors' awareness.)
[The contributors were Gogo Davanelou, Rafet Arslan, Zozan Gemilerördü and Theoni Tambaki]

25 Ocak 2011 Salı

havai fişekler:ön yıkım gecesi/Fireworks: pre-destruction night

havai fişekler:ön yıkım gecesi


23 Ocak-pazar gecesi Kadıköy Gram'da uzun süre akıllarda kalan bir gece gerçekleşti. Yıkım 2011 kampanyası için tinsel havai fişeklerin atıldığı, onlarca kişinin kollektif çizme-boyama-yazma eylediği, oyunlara daldığı şiirsel bir gece.

zamanda yolculuk:
(yıl 2004, İzmir/Hayalbaz, ilk tanışma anı)
onston: hey beraber yazıp-boyayalım ne dersin?

Video gösterimleri ve canlı performanslar ile renklenen gecenin sonunda dj setlerle dansın sıcak ve akışkan evrenine dalındı.

Gerisi sokak harekatları, gün batımından şafağa alirıza zombi çorbacısı ve fantom'un dilinden Kadıköy'e salınan Artaud'un inatçı mumyası.

Yıkım çoktan başladı, kampanyayı taçlandırıcak 12 Mayıs'taki sergi açılışına dek sokakta, performanslarda, netteki adalarda, hayatta yıkmaya,kurmaya,paylaşmaya, arıza olmaya devam ederek.

gece de olan üreten-paylaşan-emek veren, katılan herkese ve de gecenin sadece ev sahipliği değil yoldaşlığını da yapan Gram Kadıköy'e teşekkürlerimizle.
S.E.T



 
Fireworks: pre-destruction night



On Sunday 23rd January, in Kadikoy Gram, it occurred a night which will be remembered for a long time. A poetic night where spiritual fireworks were set off for theeventDestruction 2011, a poetic night where tens of people carried out collective drawing, painting, writing , a poetic night they dived into games.

Time travel :
(year 2004, izmir-Hayalbaz, the meeting moment)
Onston: hey let's write-paint together, right?

Video shows and live performances started the night. With DJ plays, all dived into the warm and fluent space of the dance. And the rest is street acts, from dusk till dawn Ali Riza's soup restaurant and the stubborn mummy of Artaud swayed by the tongue of fantom

Destruction has already started. It will go on being trouble in destroying, building and sharing up to the opening of the exhibition on 12 May with performances on the street and islands on the net.

Thanks to everybody who participated the event, produced-shared-worked and thanks to Gram Kadikoy, not only for being the host of the night but for their invaluable companionship.

S.E.T

24 Ocak 2011 Pazartesi

SET'in Kelebekleri 3/Pappilons of SET 3


3st Papillon: 1May, 2 May, 3 May


SET "göçebe" araştırmalar bürosu, Kadıköy, merdivenler
S.E.T “Nomad” Bureau of Research/ Kadıköy, stairs

ps:
designed by cins

19 Ocak 2011 Çarşamba

İllüzyonlar yüzyılı–siber ayaklanma–şeylerin yer değiştirmesi / The Century of illusions-cyber riot -displacement of things

Yaklaşık bir aydır Tunus’ta devam eden ayaklanmalar, 17 Aralık'ta üniversite mezunu olmasına rağmen işsizlik nedeniyle seyyar satıcılık yapan 26 yaşındaki Muhammed Buazizi'nin sebze tezgâhının elinden alınmasını protesto için kendisi yakarak hayatını kaybetmesinden bu yana; protesto gösterilerinde tepe noktasına ulaştı.  “Demir yumruk” lakaplı diktatör eskisi Bin Ali'nin vermek zorunda kaldığı tavizleri ve ardından ülkeden kaçmasına rağmen ayaklanmalar durmak bilmiyor. Şimdi ise ateş Fas ve Ürdün’e sıçradı.

Doğan iktidar karmaşası, ölen protestocu sayısının 80 e çıkması, polis ve ordunun gücünü arttırması, cezaevlerinden firar ve yangınların, yağmaların, sokak eylemlerinin artması isyanın şimdilik devam edeceğinin göstergelerinden.

Bir askeri darbe sonrası uzun süreli baskı ile yönetilen Tunus halkının bazı basın kaynaklarına göre örgütlenme biçimi, kendiliğinden sokak hareketine taşan Facebook ve Twitter gibi sosyal internet ağları üzerinden bir siber örgütlenme modeli.

Küresel kapitalizme karşı küresel isyanlar yüzyılının başında öngörülebilir ki elektronik ortam, bilgi ve bilişim teknolojisi devlet iktidarının önemli bir parçası haline gelmeye başladıkça ve güce dönüştükçe, isyanın sivil örgütlenmesinin bir alanının da aynı teknolojinin kullanımı üzerinden sosyal ağlarla yürümesi, net’tin özgürleşmeci kullanımları sürecin doğal bir sonucudur.

Sanal iktidarların gerçek iktidarların yerini alması, gerçek ya da hakikate ait perspektiflerimizi ortadan kaldırmıştır. Başka bir uzamdan yönetilmeyi tersine çevirdiğimizde o aynı başka uzamdan ayaklanma mümkün kılınabilmektedir. Ve Tunus’ta iktidarın sert gerçekliği ortadan kalktığında elimizde geç kalmış liberal ve sosyal ekonomik politikalarla yeni sisteme uyum sağlamış sibersistemler tarafından yönetilen ayaklanmadan caydırılmış yeniden simüle edilmiş hipergerçek haritalarda yaşayanlar kalacaktır.

Tunus ve çevresindeki ayaklanma batı merkezli modernizmin acı faturasının bakiyesidir. 20. yüzyılda özneleşmesine izin verilmeyen haklar, şimdi postmodern dönemde 20. yüzyılın isyancı ruhunu geri çağırarak ayağa kalkıyorlar. Bu isyan dalgası, 21. yüzyılın dipten gelen dalgasından bağımsız, son 300 yılın iflas etmiş politikalarına karşı bir artçı saldırı kabul edilmelidir. Ama bu günde tüm akışkanlığı ile bu isyanlara sızmıştır, isyancıların teknoloji kullanımından bir protesto olarak intihar eylemlerine dek.

Buazizi’nin intihar eylemi akla, geçtiğimiz ay İMF konulu görüşmeler esnasında Romanya meclis binasındaki intihar eylemini, geçtiğimiz Şubat ayında Teksas’ta vergi dairesine intihar dalışı yapan Joseph Stack, yaşamı protesto edip canına kıyan Dicle hoca. Geçtiğimiz yüzyıl başında bazı nihilist eylemcilerin ve Dadacıların ard arda intihar etmelerini hatırlatıyor. Kuşkusuz bireysel yıkım’ın en çıplak ifadesi olan intihar ve onu besleyen nihilizm gelişecek ruhsal direnişle, kendini tahripten toplumu tahrip etmeye evirilecektir. .
Bu isyanlar bölgedeki ülkelerde kısmı demokrasi, daha liberal bir hayat algısı ve küresel sisteme daha doğal bir uyum ile neticelenir.
21. yüzyıl ise sislerle kaplı bir köşede kendi ayaklanmacılarını bekliyor.

Ve gerçekliğin sınırları sonsuza çekildiğinde, henüz sisli bir bulutun ardında olan geleceğin ayaklanmacıları gerçeküstünün derinliklerinden lanetlenmiş evrene düşlerini aktarmaya devam ediyor olacaktır.

Sürrealist Eylem Türkiye
17.01.2010
................................
The Century of Illusions: Cyber-Riots and the Displacement of Things

A month of rioting in Tunisia came to a climax when 26-year-old Muhammed Buazizi burned himself to death in protest at the confiscation of his stall. Buazizi was a university graduate, but earned his living as a street-seller. Although the ruined dictator Bin Ali – the so-called Iron Fist – was forced to make concessions and then fled the country, the riots continued. Now the fire has spread to Morocco and Jordan.



The arising governmental confusion, the death toll among the protestors reaching currently 80, as will police and army repression, activities on the streets, fire, looting and escapes from prison are all indicators that riots will go on for the moment.

According to some reports in the press, the Tunisian people, who suffered years of oppression following a military coup, have turned to new forms of cyber organising, as online networks like Facebook and Twitter have been used to organise social protest.

At the beginning of the century, we can predict that there will be global revolts against global capitalism. Electronic media, information and technology are becoming increasingly important tools of state power, and are thereby being transformed into forms of power themselves. The use of technology by civil organisations and social networks for the purposes of revolt, and the pursuit of liberation via the net, are natural consequences of this process.



The replacement of real power with virtual power obscures our view of what is true or actual. When we turn upside down the fact to be governed in another space, we can also foment uprisings in that other space. And when the harsh reality of power in Tunisia has finally been eliminated, those who have adapted to the new system and its liberal socio-economic policies, those who have been led away from the uprising by cyberpower and have been living in re-simulated hyperreal grids, will remain.


The uprising in Tunisia and surrounding countries is the remaining balance of the bitter invoice issued by western-centred modernism. Now, in the postmodern period, those who were denied the status of subject in the 20th century are standing up and invoking that century’s spirit of revolt. The current wave of rebellion, spontaneously arising at the start of the 21st century, must be recognised as a rearguard action against the bankrupt politics of the last 300 years. But, today with all its fluidity has filtered into all uprisings from the use of technology by rebels up to the suicides as an act of protest.


Buazizi’s act of suicide recalls other such recent acts. Last month a man attempted to commit suicide by jumping from a balcony at the Romanian parliament during a discussion of measures demanded by the IMF. Joseph Stack committed suicide by flying his plane into an office building. Dicle Koğacıoğlu, a young university lecturer, killed herself in protest at life.

Undoubtedly the act of suicide – the most naked expression of individual destructiveness – and the nihilism that feeds it will ultimately be replaced by spiritual resistance, and will turn from the destruction of the individual to the destruction of society.

The riots will result in these countries in partial democracy, a more liberal outlook, and a more complete adaptation to the global system. Standing in a foggy corner, the 21st century still awaits its own rebels.
And when the boundaries of reality are stretched to infinity, behind the misty clouds the rebels of the future will still be transmitting their dreams, from the depths of surrealism to the damned universe.

Surrealist Action Türkiye

17th January 2011

ps: thanks Merl Fluin

18 Ocak 2011 Salı

"Ön Yıkım" Performans Gecesi/"pre-Destruction" night


her şeyin kendini ancak kendiyle gerçekleyebildiği yerde...”.



23 ocak 2011 şebeke / S.E.T. “önyıkım” gecesi.



YIKIM /DESTRUCTİON 2011, kampanyasının ilk işaret fişekleri elbette ve mutlaka bu gecede atılacak.


Şebeke ‘ring’ dj set, video gösterimleri, kolektif üretimler ve sürpriz performanslar…

Sadece geceyi değil tüm günü işgal eden, kolektif yazılıp-çizilecek-boyanacak-kolajlanacak,

her gönüllü katılımcıya açık şenlikli bir sanat-eylemi.


Muhtemel Etkinlik Programı:

kolektif üretim saatleri: 18.00 - 20:30 (gram 2. kat / bu etkinlik açıktır. çok açık.)



DJ,

video,

canlı performans

saatleri: 21:00 - 01:00


Dj’s:
Onston, Yasemin Yüksel, Rad, AltKomşu, Mert Ülkümen…

Canlı performans:

Sami Baha (kısa konser)

Zozangemilerördü & altkomşu (şiir-elektronik-müzik-dans)

Bora Şimşek (PERFORMANS)

Can Tan&Bay Perşembe (şiir/makarna/ortanadolu/korkufilmi/müzik)

(şiir/voodoo)

Fantom&Gayesu Akyol (şiir/ şamanik şifa teknikleri)


ve mutlaka gecenin nerelerini açıp neler göstereceğini yüce kosmos dışında kim bilebilir ki?
..................

SET's "pre-Destruction" night in Kadıkoy Gram 23 January 2011

One of the starts of the festive project of action, Destruction 2011 will be held on Sunday, January 23 at Gram Kadıköy. “S.E.T/Sebeke Pre-Destruction Performance Night” with surprise activities

16 Ocak 2011 Pazar

S.E.T Kelebekleri 2/Papillons of S.E.T. 2


Love is a matter of organization, just think of it, guys !


P.S. : extracted from the poem of the great liberterian, public enemy, Turkish poet Ece Ayhan